5 Nisan 2010 Pazartesi
% 100 EVET listesi
Kabul
Hürmüz ile Ehrimen'in efsanesini okudum Paulo Coelho'nun kitabında bugün tekrar. Aynı BİR'in iki parçası iyi ve kötü, doğru ve yanlış. Dualite üzerinde sıkça düşündüğüm bir konu, herşey kendi zıddını içinde barındırıyor, karanlık olmadan aydınlık olmuyor... 16 Mart 2010 Salı
Eksikler üzerine

En son yazımın arkasından can arkadaşım Fikret ile yazışıyorduk. O şöyle yazmış: “Eksiklerimle barışmayı öğrendim.” Bana çok mantıklı geldi, “Bunun üzerine çalışmam lazım.” dedim.
İçinde barış kelimesi geçiyor ya, her insanın eksikleri de var, tamam, uygun bir cümle… gibi gelmişti bana ilk başta. Taa ki…
Dün gece “beğenilmeme”yi çalışıyordum. Birden gözümün önünde bir kır manzarası canlandı. Bir çizgi film kadar mükemmel, bir doğa belgeseli kadar canlı, nefis bir bahar manzarası… Yemyeşil kırlar, arada papatyalar, bahar çiçekleri… “Bu manzarayı neden görüyorum?” diye sordum içime. “Ne kadar mükemmel olduğunu anlaman için” dedi. Evet, doğa TAM’dı, kusursuz, eksiksiz. Tam ve olduğu hali ile mükemmel. Tıpkı insanlar gibi.
İşte Fikret’imin cümlesinde eksik olan buydu: bir insanın asla eksik olmaması. İşte size farkında olmadan kullandığımız bir zihin daha… İnsan eksiktir. Ben bu zihnimi iptal ediyorum.
Ben tam olduğum halimle mükemmelim.
Ben tamım.
Ben doğanın bir parçasıyım, öyleyse kusursuz ve eksiksizim.
Ben bütünüm.
Ben tam olduğum halimle barış içindeyim.
Ben kendimi tam olduğum halimle seviyorum.
Ben kendimi tam olduğum halimle kabul ediyorum.
Ben kendimi seviyorum, çünkü ben sevgiyim.
Ben tamım.
13 Mart 2010 Cumartesi
Yarım kalmışlık hissi
Size de olur mu? Hep birşeyler eksik gibi, sanki birşey yapmayı unutmuşsunuz gibi... Çok önemli birşeyi atlıyormuşsunuz gibi...12 Mart 2010 Cuma
Mutluluğu yemek
Bugün bir bisküvi reklamı (billboard) ile burun buruna geldim: Elinde bisküvi tutan bir genç kadın. Diyor ki: "Mutluluk iki parmağınızın arasında" Akşam da bir çikolata reklamını (TV) çok beğenmiştim: "% 70 kakao, yüzde bir gülümseme"10 Mart 2010 Çarşamba
Kucaklama
"En korktuğun şeyi kucaklamalısın." Bu güzel sözü bir felsefe kitabında okumadım. Bir kişisel gelişim yayınında duymadım. Bu sözü 90'ların kült dizisi Aile Bağları (Party of Five)'nın bir bölümünde duydum...7 Mart 2010 Pazar
inci kadınları
Uzun süredir bu konu kafamı kurcalıyor. Ancak bir türlü toparlayıp yazamıyorum. Bazı kadınlar vardır hayatta, ben onlara inci kadınları diyorum. Onları anımsadığınızda mutlaka boynunda bir sıra inci vardır. Grace Kelly mesela ya da Jackie Onassis. Sadece ünlülerde ya da dizilerde değil, hayatın içinde de inci kadınları var. Duruşları, giyinişleri hep asil bir havada. Ben hep böyle bir kadın olmaya özenmişimdir, ama eve 100 tane inci kolye, 500 tane saten bluz de alsam, asla böyle biri olamadım.