Kardeşimin canı sıkkındı biraz. "Reiki yollayayım sana" dedim. Bugün oturdum, Reiki gönderiyorum, kendimi kaybetmişim, "Dur biraz da aurasına destek vereyim" dedim... Onun için dileklerde bulunmaya başladım bir yandan da: 2 Eylül 2010 Perşembe
İş yaşamı
Kardeşimin canı sıkkındı biraz. "Reiki yollayayım sana" dedim. Bugün oturdum, Reiki gönderiyorum, kendimi kaybetmişim, "Dur biraz da aurasına destek vereyim" dedim... Onun için dileklerde bulunmaya başladım bir yandan da: 23 Ağustos 2010 Pazartesi
Almadan vermek

“Karşılıksız vermek Allah’a mahsus.” demişler… Neden acaba?
Ben vermeyi çok sever(d)im. Hediyeler, eşyalar, bağdan bahçeden mahsüller… Durmadan birilerine bir şeyler verir haldeyim… Karşılıksız (!) tabii…
Yani? Maddi karşılık beklemeksizin… Oysa her verme içinde bir karşılık barındırıyor deştiğimde… En basitinden korkulara karşı:
- Sevilmek (sevilmeme korkusu)
- Geleceği garanti altına almak, hani yarın da bana yardım ederler (güvensizlik)
- Gruba kabul edilmek (dışlanma korkusu)
Bunlar ilk anda fark edilenler… Bunları elimden geldiğince kestim zaten… Ama bu korkular dışında da yine "sözde" karşılık beklemeden vermelerim var. Mesela, üzümler oldu bağda… Bir defada 10-15 kg üzüm… Ye, pekmez kaynat, sirke yap bitmez… Dağıttım eşe dosta… Karşılıksız mı? Ya da şöyle sorayım,
bana ne faydası oldu? -Evdeki mahsül çürümedi, vicdanım rahat (ziyan zihni)
İş hayatındaki promosyonlar? –devamlılık garantisi
Çocuğun okuluna götürdüklerim? – ilgiyi satın almak
Düşünüyorum, bu anlamda, karşılıksız bir şey vermek mümkün değil… Eninde sonunda “içinizi rahatlatan” bir çıkarınız var.
Herşey bir alışveriş mi? Böyle mi kalacak? Ya da veermekten tamamen mi vazgeçmeli? Bilmiyorum, bunun altından bir şeyler çıkacak…
18 Ağustos 2010 Çarşamba
Dürüstlük ile ilgili çalışmalar
Dürüstlük
"Zafere giden her yok mübahtır." Ahlaki açıdan tartışılsa da uygulamada "zararsız" olan halleri hep kabul gören bir teoridir. Yani yarışı kazanmak için rakibimize çelme takmayız ya da bunu ahlaki açıdan yanlış buluruz, ama arkadaşlarımızla yemeğe çıkacakken oğlumuza "işe gidiyorum" demekte bir terslik olduğunu düşünmeyiz.Paranın mülkiyeti
Para bir akıştır dedik, akışı tıkamayın ki gelmeye devam etsin dedik... Buraya kadar güzel... Cömertiz, israf etmiyoruz aynı zamanda... Para da akıyor...6 Ağustos 2010 Cuma
döngüler
Bu döngüler mevzuu üzerinde biraz daha düşündüm. En başta hayatın normal döngüsü var:5 Ağustos 2010 Perşembe
Başrol
Herkes, kendi hayatının başrolünü oynar. Bunu çok iyi anlıyorum da, bazen hepimiz, başkalarının hayatının da başrolünü oynamak istiyoruz...