Hani bir döngü vardır... Yıllar içinde hep tekrar eden... Birisi ile çıkıyorsunuzdur, size "ne zaman evleneceksiniz?" diye sorarlar, sonra evlenirsiniz, "ne zaman çocuk?" sorusu çıkar karşınıza... "Ya ikinci çocuk?" diye devam eder sorular...Ancak diğer taraftan, evlenirsiniz, "ne yaptın, bekarlık sultanlıktır." derler, hamileyken "bunlar iyi halin, hele bir doğur da gör" derler, derler de derler...
Bu sorgulamaların öznesiyken çok sıkılırdım da, yaş 40'a yaklaştıkça, aynı soruları sorar, aynı yorumları yapar olduğumu farkettim.
Peki nedir benim derdim diye de merak ettim... Kuzenim hamile, onunla konuşuyorum, "gayet iyiyim, memnunum halimden" diyor telefonda, ben de şöyle bastırıyorum "yok, 32. haftadan sonrasında zorlanırsın ağırlaşınca." diyorum, kızcağız "herkesin durumu farklı olabilir, ben iyiyim" diyor, ben bilmiş bilmiş ısrar ediyorum, "yok hamilelik kolay, çocuk doğunca daha zor" diyorum bu defa...
Neden?
*) Hayatın döngüsü bu, biz geçtik bu yollardan (ben senden daha tecrübeliyim) => güç
*) Hayat çilelerden ibarettir, ama herkes bunu çekmek zorunda, döngüye katıl, yoksa dışlanırsın mesajı => sevilmeme, dışlanma korkusu
*) Herşey daha da zorlaşacak, yani ben çektim sen de çekmelisin hıncı
*) Müdahale ihtiyacı (ben senden bilgiliyim, bilgi güçtür)
*) Sohbet konusu yaratma ihtiyacı
Ben insanları kendi döngümde olmaya zorlamaktan vazgeçiyorum.
Ben tecrübemi ve bilgimi güç olarak kullanmayı bırakıyorum.
Ben "hayat çileden ibarettir" kaydımı iptal ediyorum, şu anda ve sonsuza kadar, tüm zaman, mekan ve boyutlarda...
Ben hayatın döngüsü içindeki farkları görüyorum ve bunlar sevgi ile kabul ediyorum.
Ben herkese kendi döngüsünü (hayatını) yaşama izni veriyorum.
Ben sevgi ile akmayı seçiyorum...



